Diğer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diğer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Mart 2011
GAZİANTEP
Uzun süredir çok istediğim Gaziantep ziyaretimi gerçekleştirdim nihayet...
Sabahın erken saatlerinde ayak bastığım şehirde kahvaltı edecek bir yerler bakındım bir süre. Düşündüğüm gibi yöresel bir kahvaltı seçeneği bulamayınca ara sokaktaki büfeden içeri girip çantamdan çıkarttığım tam buğday ekmeklerimi uzatarak, peynirli bir tost yapmalarını rica ettim. Farklı bir seçenek bulamamanın hayal kırıklığı içerisindeyken gelen pul biber ilaveli tost ve ardından yediğim katmer ile belki de en lezzetli kahvaltılarımdan birini yapmış oldum.
Aynı gün içerisinde Urfa’yı görüp akşam yemeğine tekrar Gaziantep’e döndük. Gitmeden önce araştırdıklarım ile Gaziantep halkının yemek yenilecek yerler için verdikleri tavsiyeler birbiri ile tam örtüşünce akşam yemeği durağımız da, tatlı ve kebaplarıyla ünlü İmam Çağdaş oldu.
Tattıklarım arasında Kebaplı Ali Nazik, Ezme salata ve ılık olarak servis edilen havuç dilim tatlı gerçekten çok iyiydi. Birbirinden nefis tatlıların bulunduğu o şahane bölümün nasıl oldu da fotoğrafını çekmedim, bilemiyorum.
Antep’teki ikinci günde usule uygun olarak, kahvaltıyı katmer ile yaptım. Bu konuyu hak ettiği üzere ayrı bir yazıda paylaşacağım.
Kahvaltıdan sonra çarşıda gezintiye başladım. Saatlerce çarşıda dolaştım durdum. Zincirli Bedesten Çarşısı, Bakırcılar Çarşısı, Emine Göğüş Mutfak Müzesi... uzun uzun gezip, Antep’e hayran kalmama en büyük etken yerler oldu.
Ve tabi esnafların sıcaklığı, misafirperverliğini de unutmamak gerekiyor. Son derece gelişmiş, modern bir şehir olmasına karşın insanlardaki samimiyet bizim gibi büyük şehirlerde doğup büyüyen ve sadece anlatılanlardan duyduğumuz Anadolu insanının ne olduğunu gösterdi tam anlamıyla.
Gezintiye biraz ara verip öğle yemeği için yine oralarda meşhur olan, kebaplarını tatmadan dönülmemesi gereken Halil Usta’ ya gittik.
Oturur oturmaz masaya getirilen enfes salata, simit kebabı ve küşleme ile bu ünü hak ettiğini biz de tasdiklemiş olduk.
Antep’ten Yuvalama yemeden dönmek ayıp olacağından uçağa birkaç saat kala, her ne kadar henüz acıkmasam da Aşina’ya giderek final yapmak istedik. Ayrıca Aşina'nın spesiyal yemeklerinden Kavurmalı Ali Nazik, fotoğrafını çekmeyi unuttuğum ama tadı damağımda ve aklımda kalan enfes bir lezzetti.
Ben Gaziantep şehrini ve insanlarını çok sevdim. Bir gün yine gitme imkanı bulur muyum bilemiyorum ama gitmeyi düşünenlere bir fikir vermesi ve fotoğraf makineme takılanlarla bu güzel 2 günü unutmamak içindi bu notlar…
24 Şubat 2011
Lezzet'te Tarifname & Sevgililer Günü Tartı

Şubat'ta Sevgililer Günü konseptli bir sayfa hazırladım Lezzet Dergisi için. Sevgililer Günü geçti ama her daim kabul görecek portakal ve çikolatalı bu güzel tarifi buradan da paylaşmak istedim.
Sevgililer Günü Tartı
Malzemeler
Tart hamuru için;
1,5 su bardağı un
Yarım su bardağı pudra şeker
¼ çay kaşığı tuz
125 gr tereyağı, soğuk ve küp doğranmış
1 yumurta sarısı
Dolgusu için;
100 gr bitter çikolata
100 gr sütlü çikolata
125 gr tereyağı
5 yumurta
200 gr tozşeker
1 portakal
70 gr un
Kalp kurabiyeler için;
75 gr margarin, yumuşak
1 yumurta
1 çay bardağı pudra şeker
1 çay bardağı mısır nişastası
1 paket vanilya
Aldığı kadar un (1 su bardağı kadar)
Üzeri için;
Pudra şekeri
NOT: Kullandığım su bardağı 240 ml’lik bir bardaktı.
- Un, şeker ve tuzu mutfak robotunda karıştırın. Soğuk ve küp doğranmış tereyağını ekleyip kırıntı görüntüsünü alıncaya kadar mutfak robotunda karıştırın. Yumurtayı ilave edin ve hamur halini alınca yağlı kâğıda sararak 1 saat buzdolabında soğutun. Fırını 190 dereceye ayarlayın.
- Kelepçeli kek kalıbının (20 cm’lik) tabanına yağlı kâğıt serin. Hamuru kalıbın içerisine alıp parmaklarınızla yayarak yerleştirin. Üzerine yağlı kâğıt serip ağırlık yapması için nohut, fasulye gibi bolca kuru bakliyat doldurun ve 15 dakika pişirin. Üzerindeki ağırlığı alıp 5 dakika daha pişirin ve fırından çıkartın.
- Bu arada dolgusunu hazırlayın. Tereyağı ve küçük parçalara bölünmüş çikolataları sos tenceresine alın ve kısık ateşte eriyinceye kadar bekletin. Yumurtaları ve şekeri cam bir kasede karıştırın. İçi kaynar su dolu tencereye yerleştirip kenarlardan iz bırakıncaya kadar karıştırın. Çikolata karışımını, portakal kabuğu rendesini ve suyunu ekleyip karıştırın. Son olarak unu ilave edip karıştırın. Bu karışımı tart tabanına doldurup 190 dereceye ayarlanmış fırında 25 dakika ya da kürdan batırıldığında temiz çıkıncaya kadar pişirin. Fırından çıkartıp soğumaya bırakın.
- Kalp kurabiyeler için; margarin ve yumurtayı bir kasede karıştırın. Diğer malzemeleri ekleyip yumuşak bir hamur yoğurun. 15 dakika buzdolabında soğuttuktan sonra merdane ile açın ve kalp şeklindeki kalıplar ile kesin. Yağlı kağıt serili tepsiye dizip 10-12 dakika pişirin. Soğuduktan sonra tartın üzerine dizip üzerine pudra şeker serpiştirin.
17 Şubat 2011
Bizbize Sofrası

Eve birileri geleceği zaman mutfakta koşturarak birşeyler hazırlayıp bir yandan sofrayı kuruyor, iki arada bir derede bir de sofranın fotoğraflarını çekiyorum. Böyle böyle bilgisayarımda sofra fotoğrafları birikip duruyor. İşte bunlardan biri annem ve kardeşimle birlikte olduğumuz öğle yemeği sofrası.
Sofradan kareler aldıktan sonra tek tek yemekleri de çekmeye niyetliydim ama makinenin şarjı buna izin vermedi.
Menümüz;
- Fırında biberiyeli kalçalı but
- Havuçlu kabak salata
- Tel şehriye salatası
- Nohutlu bulgur pilavı
- Tiramisu
08 Şubat 2011
Carte D'or ile Macaron
Makaronlara bayılırım. Özellikle frambuaz ve çikolatalı olanlara... Ancak defalarca niyetlenmeme, onlarca tarif ve püf noktası okumama rağmen bir türlü deneme fırsatını bulamamıştım. Ta ki lezzetli dondurmaları ile tanıdığımız Carte D'or markasının, yakın zamanda piyasaya sunduğu tatlı serisinde makaronlara da yer verdiğini keşfedene kadar.
Hakkında bunca şey söylenen içi lezzet dolu bu minik tatlılar nasıl olur da bu kadar basit yapılabilir sorularıyla kutudan çıkan tozlara sadece 2 yumurta akı ve 100 ml süt ekleyerek karışımları hazırladım.
Yapılması gerekenlere harfiyen uyarak önce kremasını, ardından kurabiyelerini hazırladım. Daha sonra ikisini buluşturarak makaronlarımı tamamladım. Bütün bunlar 50 dakika içerisinde oldu ve bir çikolata sevdalısı olarak sonuç; damağıma şenlikti.
Hazırlanan karışım ile 12 adet makaron çıkıyor, bekledikçe güzelleşiyor ama asla yetmiyor :)
Özellikle kurabiyesini hazırlarken dikkat edilmesi gerekenler bazı şeyler var:
- Kullanacağınız yumurtaları en az 1 saat önceden buzdolabından çıkartarak oda sıcaklığına gelmesini bekleyin.
- Yumurtanın akları ile sarılarını ayırırken çok dikkatli olmalısınız. Sarılarından az miktarda dahi karışması iyi sonuç almanızı engelleyecektir.
- Yumurta aklarını çırpacağınız kap ile çırpıcı uçların temiz ve kuru olması da son derece önemli bir unsur.
- Kurabiye karışımını yumurta akları ile buluştururken bir spatula ile çırpmadan, yavaş hareketlerle karıştırmanız gerekiyor.
- Kurabiye hamurunu hazırladıktan sonra krema sıkma torbasına doldurarak yağlı kağıt üzerine sıkmanız düzgün şekil vermenize yardımcı olacaktır.
- Tepsiyi soğuk fırına yerleştirip ilk 20 dakika 50 derecede (fırınınızın en düşük derecesinde), daha sonra 150 dereceye ayarlayıp 15 dakika daha pişirin.
- Kremasını da, krema sıkma torbasına doldurarak kullanmanızı tavsiye ederim.
26 Ocak 2011
19 Ocak 2011
Pikan (Pecan)

Anavatanı Kuzey Amerika olan pikan, henüz çok yaygın olmamakla birlikte ülkemizde özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştiriciliği yapılan bir yemiş...Orjinal adı pecan fakat cevizi andırdığından ülkemizde pikan cevizi olarak adlandırılmış. Oysa ki, kırılgan kabuğu ile cevizden bariz bir farkı var.
Birçok yabancı kaynaklı kitaplarda gördüğümüz üzere kek, pasta, kurabiye yapımında oldukça fazla kullanılıyor. Yüksek oranda yağ ve karbonhidrat barındırıyor ve dolayısı ile kalori açısından pek de masum sayılmaz. Fakat içerdiği bol miktardaki C, E ve B1 vitaminleri ile damar sertliğini ve kolestrolü önleyici özelliği sayesinde pikan tüketmenin çok faydalı olduğunu söylemeliyim.
Ben faydalarından değil de aslında tariflerde görüp kıskançlık duymamdan dolayı uzun süre peşinden koştum pikan’ın fakat ülkem sınırları içerisinde sorduğum onlarca kuruyemişçinin ilk defa benimle ismini duyduğu bu yemişe sonunda yurtdışından getirterek kavuşabildim ancak. Ve büyük bir heyecanla tarifler denedim elbette.
Şimdi, bu yabancı malzemeden bahsedip paylaşmaya niyetlendiğin tariflerin bize ne faydası var ki diye içinden geçirenlere normal ceviz de kullanabilirsiniz diyebilirim. Ama benim gibi ille de pikan diyenlere, yüzümde tuhaf bir gülümsemeyle sebze-meyve standlarında gördüğüm Metro’ya bir uğrayın derim.
15 Ocak 2011
2011'i Karşılama Sofrası
Annemin leziz yemeklerle donattığı bir sofra daha...



- Hindi
- Kestaneli, Bademli Pilav


- Dumanı üstünde İçli Köfte
- Kıymalı Milföy Börek

- Kırmızı Lahana Salatası
- Humus

- Rulo şeklinde hazırlanmış ve sarımsaklı yoğurt ile servis edilen Mücver
- Aş Çorbası (ıspanak, nohut, köfte ve buğdaylı)
- Mısırlı, Kırmızı Biberli Yeşil Salata
ve tatlı sofrası...



- Kardeşimin Şirin Kekleri
- Sarma Tatlı
- Kahveli, Portakallı Bonbonlar
- Çok Çikolatalı Pasta
- Aşure



- Hindi
- Kestaneli, Bademli Pilav


- Dumanı üstünde İçli Köfte
- Kıymalı Milföy Börek

- Kırmızı Lahana Salatası
- Humus

- Rulo şeklinde hazırlanmış ve sarımsaklı yoğurt ile servis edilen Mücver
- Aş Çorbası (ıspanak, nohut, köfte ve buğdaylı)
- Mısırlı, Kırmızı Biberli Yeşil Salata
ve tatlı sofrası...



- Kardeşimin Şirin Kekleri
- Sarma Tatlı
- Kahveli, Portakallı Bonbonlar
- Çok Çikolatalı Pasta
- Aşure
22 Kasım 2010
Ev Yapımı Fıstık Ezmesi (Peanut Butter)

Her zaman olmuyor ama arada tarif kitaplardan birkaçını alıp kanepeye oturur ve en az 1 saatimi tarifler arasında gezinerek geçiririm. Bazılarını ilk fırsatta yapılacak diye etiketlerken kimilerini bu malzemeyi bulmak zor, belki sonra deyip yapımını ertelerim.
Son zamanlarda fıstık ezmeli tarifler dikkatimi fazlasıyla çekmeye başladı ama marketlerdeki ballı ya da tuzlu ezmeler bana göre olmadığından tarifleri her seferinde rafa kaldırıyordum. Sonra aklıma bir fikir geldi; damak zevkime göre fıstık ezmesini kendim yapabilirdim!
Bu fikir bayram tatilindeki müsaitlik ile birleşince önce ezmeyi sonra içine kattığım başka nefis lezzetleri denedim. Sonuç bence gayet başarılıydı.
Bazı şeyler o kadar kolay ki aslında, sadece denemediğimiz için bilmiyoruz.

Kullandığım malzeme ölçüsüyle gördüğünüz kavanozu (250 ml'lik) dolduracak kadar fıstık ezmesi elde ettim. Çoğunu tarifler için kullandım ama kalan miktarı sabah kahvaltısında bir parça ekmeğin üzerine sürüp kendi yaptığım fıstık ezmesini keyifle yiyorum.
Size de tavsiye ederim...
Malzemeler
300 gr tuzsuz yer fıstığı
2-3 yemek kaşığı şeker
2-3 yemek kaşığı ayçiçeği yağı
Tuz
- Fıstıkların kabuklarını soyup fırın tepsisine yayın ve 200 dereceye ayarlanmış fırında rengi hafif koyulaşıncaya kadar arada karıştırarak bekletin.
- Tepsiyi fırından çıkartıp oda sıcaklığında soğumaya bırakın.
- Soğuyan fıstıkları mutfak robotuna alıp tuz serpiştirerek birkaç dakika çekin. Şeker ve azar azar yağı ekleyerek 10 dakika daha karıştırın.

Fıstık ezmesinin kıvamı tamamen robotta çektiğiniz süreye bağlı. Süreyi ne kadar uzun tutarsanız, o kadar kremsi bir kıvam elde edersiniz.
Etiketler:
Aperitifler,
Diğer,
Diyabetik Tarifler,
Kahvaltılıklar
08 Eylül 2010
Ailecek İftar

Geçen hafta işten çıkışta doğru bir kararla rotamı anneme çevirdim. Anneannemin de bizimle olduğu iftar sofrası için annem yine leziz yemekler hazırlamıştı. Kendisi "fotoğrafı çekilecek pek birşey yok" dediyse de daha önce denemediklerim çoğunlukta olduğundan bu menü kesinlikle kayda değer oldu...
Sütlü mercimek çorbası

Domates soslu et ve fırında peynirli patlıcanlar

Mısırlı yeşil salata ve bulgurlu kırmızı biber dolması
Kıymalı milföy börek ve güllaç
30 Ağustos 2010
İftar Daveti

Evde verdiğim davetlerin sofralarını telaş içerisinde fotoğraflama fırsatı bulamamam büyük sıkıntı benim için. Geçen haftaki ilk iftar daveti için hazırladıklarımı, sofraya yerleştirip hepsini bir arada görüntülemekti hayalim ama ev sahibiyken bunu başarmak oldukça zormuş, anladım.
Pazar akşamı annemlerle birlikte olacağımız iftar sofrası için daha tedbirliydim. Sofrayı kurarken bir ara makineyi elime alıp aceleyle yarım yamalak da olsa birkaç fotoğraf çekerek en azından menüyü kaydetmek için gerekli olan kareleri yakaladım.
İşte menüdekiler;
- İftariyelikler
- Mercimek çorbası
- Mantar soslu tavuk
- Kepekli pirinç pilavı
- Rokalı yeşil salata
- Zeytinyağlı barbunya
- Tahinli patlıcan salatası
- Brokoli salatası
- Muhallebili kadayıf tatlısı
10 Ağustos 2010
Pazar Kahvaltısı

Birikmiş onca tarifi yayınlama fırsatı kovalarken bir anda blogumun görüntülenmediğini fark ettim. Fazla ayrıntısını bilmediğim bir sorun yüzünden özel etki alanlı bloglar maalesef açılmıyor. Ben de acaba buna bir çözüm yolu var mıdır diye boğuştum durdum günlerce. Nihayet dns ayarlarını değiştirince blogum görüntülenmeye başladı.
Ramazan öncesi annemlerin de bizi yalnız bırakmadığı pazar kahvaltısı için hazırladıklarımı fotoğraflayıp eklemek istedim. Hem benim sonraki kahvaltı hazırlıklarıma bir hatırlatma, hem de Ramazan da sizin sahur sofralarınıza fikir olması için...
- Peynir tabağı
- Kuruyemiş tabağı
- Reçel tabağı
- Tam buğday unlu açma
- Fırında kekik ve kaşar peynirli domatesler
- Fırında kremalı jambon
- Cevizli ekmek
- Yabanmersinli muffin
- Mozatoplar
- Tahinli tatlı (Fıstıklı Nevzine Tatlısı)
TARİFLER EKLENECEK...
29 Haziran 2010
Ranchero
Geçtiğimiz günlerde Nişantaşı'nda bir restoran açılışına katıldım. Meksika yemekleri yapan hem de hakkını vererek yapan Ranchero İstanbul' daki ikinci, Avrupa yakasındaki ilk şubelerini Nişantaşı, Reasürans Çarşı'sında açtılar.
“Gerçek Meksikalıların elinden çıkan, gerçek Meksika lezzetleri” sloganıyla 2005 yılında Suadiye'de ilk şubelerini açan Tanyeri Ailesi yeni mekanlarına da sıcaklıklarını yansıtarak harika bir ortam yaratmışlar.


Meksika lezzetlerine düşkün olanlar için birbirinden lezzetli seçeneklerle dolu Ranchero'da kaktüs figürlü tuzluk-peçetelik, yemeğin içinde servis edildiği volkanik taş gibi birçok şey Meksika'dan getirtilmiş. Ayrıca cips ve Fajita'nın vazgeçilmezi Tortilla yapımı da özel olarak ustaları tarafından orjinaline uygun olarak Ranchero'da yapılıyor.

Ranchero'nun spesiyallerinden ve benim de favorim olan Molcajete, volkanik bir taş içerisinde pişirilip tortilla ekmeği ile sunuluyor ve yiyenleri kendisine hayran bırakıyor :)

Suadiye ya da Nişantaşı şubelerinde birbirinden güzel mönü alternatiflerinden seçip lezzetli bir yemek yiyerek, bu sıcacık mekanda güzel bir gün geçirmeniz benden size tavsiyedir.
“Gerçek Meksikalıların elinden çıkan, gerçek Meksika lezzetleri” sloganıyla 2005 yılında Suadiye'de ilk şubelerini açan Tanyeri Ailesi yeni mekanlarına da sıcaklıklarını yansıtarak harika bir ortam yaratmışlar.


Meksika lezzetlerine düşkün olanlar için birbirinden lezzetli seçeneklerle dolu Ranchero'da kaktüs figürlü tuzluk-peçetelik, yemeğin içinde servis edildiği volkanik taş gibi birçok şey Meksika'dan getirtilmiş. Ayrıca cips ve Fajita'nın vazgeçilmezi Tortilla yapımı da özel olarak ustaları tarafından orjinaline uygun olarak Ranchero'da yapılıyor.

Ranchero'nun spesiyallerinden ve benim de favorim olan Molcajete, volkanik bir taş içerisinde pişirilip tortilla ekmeği ile sunuluyor ve yiyenleri kendisine hayran bırakıyor :)

Suadiye ya da Nişantaşı şubelerinde birbirinden güzel mönü alternatiflerinden seçip lezzetli bir yemek yiyerek, bu sıcacık mekanda güzel bir gün geçirmeniz benden size tavsiyedir.
26 Nisan 2010
Güzel Bir Gün Sofrası

Geçtiğimiz günlerde misafirlerim için el birliği ile kurulmuş, keyifli sohbetlerin renklendirdiği soframdan kareler paylaşmak istedim bugün. Daha önce sofra görüntüleri yer almamıştı fakat Tarifname'de aynı zamanda anılarımı da biriktirdiğimden neden olmasın diye düşünmeye başladım. Hem sonraki misafirlerim için menü oluşturmama yardım etmesi için bu tür notlar gerekli benim için. Belki sizlere de fikir verir, ne dersiniz?

Browmel ve kayınvalidemin cevizli burması

Ispanaklı yufka böreği ve tavuk salatası

Lorlu poğaça ve kayınvalidemin zeytinyağlı yaprak sarması

Annemin içli köftesi + Kırmızı lahana salatası + Çikolatalı kedidili pastası
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



































